RSS Feed

9 Nisan 2013 Salı

Acaba...Keşke...Ama O da...

   Seversin ama herşeye rağmen gidersin. Ayakların gitmek istemez ama yinede dönemezsin. Yokluğunda acı çekecek bilirsin, ama gitme demesini beklemezsin. Ama çaresiz onun başkasını sevebileceği ihtimali içini acıta acıta, sen daha iyisine lâyıksın, başkasını sev, der ve gidersin.
 
   Gidersin çünkü aşk kutsal olmaktan çıkmıştır, belkide masumiyeti kalmamıştır dokunuşların. Canını yakar bu durum; bütün bedenini, hayallerini, yüreğini alıp başkasına veremeyeceğini bile bile çeker gidersin. Peki ya sonrası, acabalı sorularla boğuşur, keşkelerle kendini suçlarsın. Ama oda.. ile başlayan cümlelerle içini rahatlatmaya çabalar durursun.
 
    Acaba ne yapıyor şimdi, Keşke gitmeseydim hayatından. Ama oda beni eskisi gibi sevseydi dersin mesela.
 
   Acaba üzülüyor mudur benim yokluğumda , Keşke yanımda olsaydı yada yanında olsaydım. Ama oda beni yanında istemediki, oysa yüreğinin kıyısında bir sığıntı olmaya razıydım dersin.
 
     ...
 
    Sorular yetmez ayrılığı açıklamaya, keşkeler telafi edemez bu hatayı, ama oda telafi etmeye çabalamaz sırf sen gittin diye. Sonra cümleler uzar gider böyle,  sabah ezanın uykusuzluğuna şahit olduğu birçok gecenin sonunda ya sen sabah ki dersi kaçırırsın ya işine gücüne geç kalırsın, yada onun televizyonu hep açık kalır yüreğinden beynine aşkının film şeridi geçip giderken. Ama ne o senin uykusuzluğunu bilir ne de sen onun izlediği büttün filmlerin aslında sen olduğunu. Çaresiz katlanırsın yalnızlığa alışmaya, çaresiz alışırsın onsuz yaşamaya ve bu çaresizlikler hayata aşılar seni, çaresiz sende başlarsın birgün o olmadığını bile bile bir başkasının hayatında yaşlanmaya...


                                                                                                                                      Ö.K

0 yorum:

Yorum Gönder