Sevmek gibi geliyordu her şey,sevmek gibi gidiyordu kadın
Adının anlattığı, canın teni yakmasıydı
Bir bulut evet ama aslolan,bulutun suyu yağmasıydı
Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey
Ve boşanmak için
En az iki şahit gerekiyordu
Böyle zamansız güneşli
Umulmadık mavi günlerde
Bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum
İliklerimde ki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum
Sanki şiirini bilmediğim bir Fransız akşamında
Kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin
içinde ayak izlerin
Aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan
Ve ben ne zaman kiminle sevişsem
hala seni aldatıyorum...
Yılmaz Erdoğan


0 yorum:
Yorum Gönder