RSS Feed

10 Nisan 2013 Çarşamba

GÜLERKEN AĞLAMAK

Sen hiç yandın mı yitip gidenlerin ardından ? Gözlerin dalarken uzaklara, akan yaşların farkına varamadığın oldumu peki ? Elini uzattığında saçına dokunabilecekken, sevdiceğine okyanus kadar uzak kalmanın verdiği acıyı tattın mı hiç ? Gözyaşların yanaklarından süzülürken yüreğinden kopan fırtınaları yaşadın mı peki ?
   Birbaşka acı verir herbiri insana. Ağlarsın derman olmaz derdine, istemeye istemeye gülersin mutlu etmeye yetmez hiçbir nesne. Hiç bir kelime tarif edemez seni, anlatmaz hiç bir cümle içinde bulunduğun ruh halini.
   Yürek acısını dindirir der ararsın onu. Ya buz gibi bir ses tonuyla yada kızgın bir edayla açar telefonu. Aradığına da arayacağına pişman olursun. Yinede sesini duymuş olmakla kendini avutursun. Ama bazen aramalarda avutamaz,  hatta strese girersin " aradığınız kişi birbaşkasıyla konuşuyor, lütfen hattan ayrılmayın " sesiyle.
   Çıldırır gibi olursun ancak çarede bulmazsın bu durumdan kurtulmak için. Aslında çoğu kez çare bile aramazsın. Sana göre tek doğru ondan başka çare olmadığıdır. O nedenle çaresizce, sadece beklersin.
   Bu bekleyişlerle geçen her saniye ömründen ömür çalar gider. Yinede mutluluk hayalleri kurarsın kendi kendine. Oysa yalancı baharı yaşadığının farkındasındır.
   Biliyorsundur onun hiç gelmeyeceğini, aramyacağını, sormayacağını. Yinede avunursun işte kendi çapında. Bu avuntular bir süre sonra alışmalara bırakır kendini.
   Etrafındakilere gülümserken, içinden ağlamayı ve bunu kimseye çaktırmamayı öğrenmiş olmanın tepkiyle, Sessizliği , sevgisizliği , onsuzluğu ve sonsuzluğu hayatına harmanlar kendi kabuğuna çekilirsin.
 
 
 
                                                                                                                                                      Ö.K

  

0 yorum:

Yorum Gönder