ANLATAMAM DERDİMİ
Duman dağdan yukarida yarinimi arıyor
Ben yari saramadım da duman dağı sarıyor
Gözlerindeki yaşı da mendil kurutamadı
Bu nasıl sevda idi yürek unutamadı
Ben yari saramadım da duman dağı sarıyor
Gözlerindeki yaşı da mendil kurutamadı
Bu nasıl sevda idi yürek unutamadı
Selçuk Balcı
Yokluğun sis çöktü gönül dağıma.Şimdi benliğim kendini bu dizelerde arıyor. Bulsa ne âlâ ama bulamıyor. Ne bir çözüm bulabiliyor yokluğuna, nede yüreğimde kanayan yarayı sarabiliyor. Avuntular gözümdeki yaşı kurutsada, kalp gözüm hep sana muhtaç, hep sen diye ağlıyor. Bu nasıl sevda ki, zaman geçiyor, ömür bitiyor da bir o bitmiyor.
Aksine her geçen zamanda şarap misali sen diye daha da yıllanıyor sana sevdam. Her gece ayrı bir yokoluşun eşiğine itiyor beni. Koca bir volkanın kıyısında gibiyim. İçimden aşkının ateşi fışkırıp gece yarıları her yanımı sarıyor. Soğuk soğuk terlerleyerek uyanıyorum hıçkırıkla daldığım uykularımdan. Aslında uyanış değil bu tam olarak. Yeni bir kabusun başlangıcı sanki.
Ayrı bir sensizlikle düşüyorum yüreğimin kıyısından, sensizliğin uçurumuna. O uçurumun sonu da ölüm değil ama bile bile düşüyorum. Sadece biraz daha kanıyor sevda sevda seni işlediğin kalbim çaresizlikle. Yoksa seni taşırken ben o kalpte, ela gözlerinle derin derin bakarak işlediğin sevda saklıyken bu yürekte, bu can emanettir bu bedene. Karşılıksız olduğunu bile bile, senin gibi kıyamam ben bize.
Ö.K


0 yorum:
Yorum Gönder