Gecenin karanlığındayım yine bir başıma , yapayalnız. Yokluğunda özlemle tutulan kaçıncı nöbet bu bilmiyorum. Şafak saymıyorum doğan güneşe dair keza sen gideli güneş de doğmuyor aslında. Sen varkende geceleri yaşardım ben, sen yokken de öyle. Bilirsin heyecanla sesini duyacağım, heyecanla dil dökeceğim diye uyku uyumazdım. Şimdi de heyercanımı yitirmeyeyim diye yokluğuna dil döküyorum hıçkıra hıçkıra. Biliyorum senin haberin yok bu yakarışlardan, belkide aklında da ben yokumdur. Yinede olsun seni karşılık beklemeden seviyordum, şimdilerde gidişinle karşılıksız seviyorum.
Arada soruyorum kendime neydi yanlışım diye. Seni kendi menfaatlerimden daha önce mi tutmak. Çıkar gözetmeksizin sevmek mi? D uygusallığı gözlerine bakarak yaşamak mı? Ucu açık, cevabı kapalı sorular işte. Acaba gözlerine bakarken erotik cümlelerde tarif etsem heyecanı ve teninde yaşasam aşkın saflığını daha mı iyi olurdu? Köşe başlarında sarmaş dolaş gezip tozmak varken, kadınım olduğunda alnına helalim öpücüğü kondurmayı hayal etmek yerine, her kuytuda dudak kanatırcasına arzuyla öpseydim seni olur muydu acaba? Aşkın tutkulu kavuşmalarını sıradan görüşmelerde en mahrem haliyle yaşasaydım ve her dokunuşta gelecek hayallerine, doğmamış çocuklara aldırmasaydım, illada adam gibi seveceğiz seveceksek diye baş kaldırmasaydım yanıbaşımda olur muydun?
Bu sorular boğdukça beni, içimdeki kara delik daha da büyüyor. Nefretin sınırlarını zorlayacak hale geliyorum aşka dair. Saf sevmelere sırt dönesim geliyor sırasında. Üçgünlük aşklar yaşayıp birkaç dakikalık zevk için sabahlamak geçiyor aklımdan beni sevmeyen bir cesedin koynunda. Ama yapamıyorum işte. Yüreğimin kıyısında minicik dalgaydın sen, gündelik aşkların zevk suyu değil. Ve ben o dalganın aşk suyunda can bulmuşken, yokluğunun bulantısıyla ters düşemem içimdeki senliğe. Varsın geceleri nefes almak düşsün benim yüreğime, varsın ben sana tuttuğum sevda nöbetini sensizliğede tutayım sorgusuzca, nedensizce. Bunları sitem yada şikayet diye düşünme. Suçlamıyorum seni bu gidişte. Farkındayım yapamzadın sen ben gibi biriyle.
Ben gidişinin ardından dur diyecek biri değildim çünkü. Bir hayatı kendi hayatıma hapis edecek kadar küheylan olmadım hiç. Ağız dolusu küfürler savuran kendini bilmez aşıkalarına benzemedim. Ben sadece sevdim seni karşılık beklemeden, senden öncekileri sevdiğim gibi. Her yeni sevgiliyi ötekinden farklı olur diye daha çok sevdim sadece. Ama bu aşkta tarih oldu işte gidişinle. Şimdi biliyorum yine seveceğim birini hemde delilercesine. Kim bilir oda gider belki ben böyle aptal aşıkalar gibi sevdikçe...
Ö.K
Ö.K


0 yorum:
Yorum Gönder